Denizel Bilgiler

post?.Description

Dalyan - İztuzu Plajı'ndaki sivil toplum kuruluşu Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi'nin (DEKAMER), Akdeniz'e kıyısı olan Türkiye, İspanya, Portekiz, İtalya, Fransa, Tunus, Yunanistan ve Kıbrıs ile ortaklaşa yürütülen Avrupa Birliği (AB) destekli İNDİCİT adlı projesinin ilk aşamasında; Türkiye, İspanya, Portekiz, İtalya, Fransa, Tunus, Yunanistan ve Kıbrıs'ta ölü veya yaralı olarak tespit edilen 1100 caretta carettanın sindirim sistemlerinde yapılan incelemelerde ağırlıklı olarak çıkan parçaların plastik parçası, köpük içerikli ürünler, misina ve otların arasına sıkışmış teneke gibi küçük yabancı maddelerin oluşturduğu gözlendi. 8 ülkede yapılan incelemeler neticesinde, yaralı kaplumbağaların tedavisi sırasında, ölü olarak teslim alınanlarınsa nekropsileri sonucu sindirim sistemlerinde yüzde 60 oranında plastik malzemeye rastlanıldı. Türkiye genelinde yıllık rapor edilen ölü caretta caretta sayısı yaklaşık 200 birey, Akdeniz genelinde ise deniz kaplumbağalarının balıkçı ağlarına takılması ve benzeri sebeplerle yaklaşık 30-40 bin ölüm, 2 bin civarında da yaralama olduğunun tahmin ediliyor.

TURMEPA Akademi Denizel Bilgiler

Moda ve tekstil sektörünün pipeti “askılar”

Kullanılan askıların %80'i plastik,⠀
Dünya genelinde her yıl 8-10 milyar askı satılıyor ve yalnızca %15'i geri dönüştürülüyor.
İngiltere'de her yıl 954.6 milyon plastik askı üretiliyor. Bu, Big Ben'in yüksekliğinin 4 milyon katı.⠀
Üretilen plastik askıların 82,6 milyonu online siparişler ile gönderiliyor. Bu da Amsterdam’dan New York’a kadar mesafeye eşit.
İngiltere'de yılda 100 milyon plastik askı ve ABD'de ise bir günde 15.5 milyon plastik askı atılıyor yani yaklaşık yılda 8 milyar adet.
Genellikle askılar genleşmiş polistiren veya polikarbonat plastikten yapılıyor, yani üretiminde fosil yakıtlar kullanılıyor.
Çöplüklerde parçalanan askılar benzen ve bisfenol A (BPA) nın yeraltı sularına sızmasına neden oluyor. ⠀
Plastik askıların “parçalanması” 800-1000 yıl sürüyor.

Peki bu kadar fazla miktarda üretilen ve çoğu zaman kullanılmadan atılan askıların azaltılması için neler yapılabilir?
👉🏻 Askı ile satış yapan firmalar, geri dönüştürülmüş kağıt/plastik askılar kullanabilir.
👉🏻Daha az ürün satın alınarak, fazla üretimin önüne geçilebilir.
👉🏻Artık ihtiyacımız olmayan askılarımız “atmak” yerine, ihtiyacı olan arkadaşlarınıza, yardım mağazalarına, kuru temizlemecilere vb. gibi yerlere verilebilir.

Birleşmiş Milletler 2018 verilerine göre, her yıl okyanus ve denizlerimize 13 milyon ton plastik karışıyor. Deniz canlıları ve ekosistem üzerinde ciddi tahribatlara, yaralanmalara ve ölümlere neden oluyor.

Moda ve tekstil sektörünün pipeti “askılar” Kullanılan askıların %80'i plastik,⠀ Dünya genelinde her yıl 8-10 milyar askı satılıyor ve yalnızca %15'i geri dönüştürülüyor. İngiltere'de her yıl 954.6 milyon plastik askı üretiliyor. Bu, Big Ben'in yüksekliğinin 4 milyon katı.⠀ Üretilen plastik askıların 82,6 milyonu online siparişler ile gönderiliyor. Bu da Amsterdam’dan New York’a kadar mesafeye eşit. İngiltere'de yılda 100 milyon plastik askı ve ABD'de ise bir günde 15.5 milyon plastik askı atılıyor yani yaklaşık yılda 8 milyar adet. Genellikle askılar genleşmiş polistiren veya polikarbonat plastikten yapılıyor, yani üretiminde fosil yakıtlar kullanılıyor. Çöplüklerde parçalanan askılar benzen ve bisfenol A (BPA) nın yeraltı sularına sızmasına neden oluyor. ⠀ Plastik askıların “parçalanması” 800-1000 yıl sürüyor. Peki bu kadar fazla miktarda üretilen ve çoğu zaman kullanılmadan atılan askıların azaltılması için neler yapılabilir? 👉🏻 Askı ile satış yapan firmalar, geri dönüştürülmüş kağıt/plastik askılar kullanabilir. 👉🏻Daha az ürün satın alınarak, fazla üretimin önüne geçilebilir. 👉🏻Artık ihtiyacımız olmayan askılarımız “atmak” yerine, ihtiyacı olan arkadaşlarınıza, yardım mağazalarına, kuru temizlemecilere vb. gibi yerlere verilebilir. Birleşmiş Milletler 2018 verilerine göre, her yıl okyanus ve denizlerimize 13 milyon ton plastik karışıyor. Deniz canlıları ve ekosistem üzerinde ciddi tahribatlara, yaralanmalara ve ölümlere neden oluyor.

Bilim insanları, bu tahminlerin iklim değişikliğinin en kötü senaryosuna dayandığını, ancak karbon emisyonlarını azaltma çabalarının dünya çapında deniz seviyesindeki yükselmelerde önemli bir azalma sağlayabileceğini belirtiyor.

Kaynak1:
https://www.cumhuriyet.com.tr/bilim-teknoloji/bilim-insanlari-ibiza-ve-cevresindeki-adalar-yok-olacak-1894348

Kaynak2:
https://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/bilim-insanlari-uyardi-ibiza-ve-cevresindeki-turistik-adalar-yuzyilin-sonuna-kadar-yok-olacak,Omg7nwIH8k-TOXBEEeK69g/AQqUNviKMUGVLt_kJNsS2w

Kaynak 3:
https://www.iklimhaber.org/endonezyada-2-ada-su-altinda-kaldi/

Kaynak 4: https://www.trthaber.com/haber/dunya/pasifikteki-ada-ulkeleri-100-yil-icinde-kaybolabilir-600945.html

Bilim insanları, bu tahminlerin iklim değişikliğinin en kötü senaryosuna dayandığını, ancak karbon emisyonlarını azaltma çabalarının dünya çapında deniz seviyesindeki yükselmelerde önemli bir azalma sağlayabileceğini belirtiyor. Kaynak1: https://www.cumhuriyet.com.tr/bilim-teknoloji/bilim-insanlari-ibiza-ve-cevresindeki-adalar-yok-olacak-1894348 Kaynak2: https://www.ntv.com.tr/galeri/dunya/bilim-insanlari-uyardi-ibiza-ve-cevresindeki-turistik-adalar-yuzyilin-sonuna-kadar-yok-olacak,Omg7nwIH8k-TOXBEEeK69g/AQqUNviKMUGVLt_kJNsS2w Kaynak 3: https://www.iklimhaber.org/endonezyada-2-ada-su-altinda-kaldi/ Kaynak 4: https://www.trthaber.com/haber/dunya/pasifikteki-ada-ulkeleri-100-yil-icinde-kaybolabilir-600945.html

COP26 İklim Zirvesi'nde verilen taahhütlere karşın, dünyanın küresel sıcaklık artışını kısıtlama hedefine yaklaşamadığı kaydedildi. Analizde, dünyanın küresel sıcaklıklarda hedeflenen 1,5 derecelik artışın çok ötesinde, 2,4 derecelik artışa doğru gittiği hesaplandı.

İklim zirvesinin ilk haftasında açıklanan taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda, 2030'a kadar yaklaşık 9 gigaton karbon emisyonu azaltımı sağlanabileceği bildirildi.
Peki Karbon Emisyonu Nedir?
Karbon emisyonu, çok kısa bir ifade ile doğada oluşan karbonun atmosfere salınmasını ifade eder. Çoğunlukla insan kaynaklı faaliyetlerin bir sonucudur. 19. yüzyıldan itibaren fosil yakıtların özellikle sanayide yoğun bir şekilde kullanılmasıyla birlikte, atmosferdeki sera gazı yoğunluğu da artış gösterdi.
Atmosferde biriken sera gazları (karbondioksit, metan, diazot monoksit, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, sülfür hekzaflorid gibi) dünyanın ortalama sıcaklığının artmasına sebep oluyor. Sera gazlarının atmosferin iç yüzeyini kaplayarak, güneşten gelen ışınların geri yansımalarını engelleyerek dünya üzerindeki sıcaklığı artırmasına neden oluyor.
Sıcaklığın artışıyla doğru orantılı olarak, yeryüzünün en büyük tatlı su kaynağı olan buzullar her geçen gün daha fazla erimeye ve deniz seviyesi her geçen gün daha fazla yükselmeye devam ediyor.
Artan ortalama sıcaklık sebebiyle yerkürede gözlemlenen bölgesel hava akımları da olumsuz anlamda etkileniyor ve son yıllarda hepimizin yakından gözlemlediği ve doğrudan etkilendiği aşırı hava olayları yaşanıyor. Sera gazı miktarı üzerinden, insan faaliyetlerinin doğaya verdiği verdiği zararın ölçüsü ise Karbon Ayak izi ile ifade ediliyor.

Karbon emisyonunun son yıllarda artış göstermesinin temel sebeplerini şu maddelerle özetleyebiliriz:
-Kontrolsüz sanayileşme
-Sürekli artan enerji talebi
-Yükselişe geçen şehirleşme
-Azalan ormanlık alanlar
-Yoğun hayvancılık faaliyetleri
-Kontrol edilmeyen sera gazı salımı

Karbon emisyonunun iklim değişikliğine etkisi nedir?
Atmosferdeki karbon emisyonu bu hızla artmaya devam ederse, bitki türleri ciddi anlamda risk altına girecek, hatta pirinç, mısır, buğday gibi temel besinleri bile yetiştirmekte zorlanacağız.

COP26 İklim Zirvesi'nde verilen taahhütlere karşın, dünyanın küresel sıcaklık artışını kısıtlama hedefine yaklaşamadığı kaydedildi. Analizde, dünyanın küresel sıcaklıklarda hedeflenen 1,5 derecelik artışın çok ötesinde, 2,4 derecelik artışa doğru gittiği hesaplandı. İklim zirvesinin ilk haftasında açıklanan taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda, 2030'a kadar yaklaşık 9 gigaton karbon emisyonu azaltımı sağlanabileceği bildirildi. Peki Karbon Emisyonu Nedir? Karbon emisyonu, çok kısa bir ifade ile doğada oluşan karbonun atmosfere salınmasını ifade eder. Çoğunlukla insan kaynaklı faaliyetlerin bir sonucudur. 19. yüzyıldan itibaren fosil yakıtların özellikle sanayide yoğun bir şekilde kullanılmasıyla birlikte, atmosferdeki sera gazı yoğunluğu da artış gösterdi. Atmosferde biriken sera gazları (karbondioksit, metan, diazot monoksit, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, sülfür hekzaflorid gibi) dünyanın ortalama sıcaklığının artmasına sebep oluyor. Sera gazlarının atmosferin iç yüzeyini kaplayarak, güneşten gelen ışınların geri yansımalarını engelleyerek dünya üzerindeki sıcaklığı artırmasına neden oluyor. Sıcaklığın artışıyla doğru orantılı olarak, yeryüzünün en büyük tatlı su kaynağı olan buzullar her geçen gün daha fazla erimeye ve deniz seviyesi her geçen gün daha fazla yükselmeye devam ediyor. Artan ortalama sıcaklık sebebiyle yerkürede gözlemlenen bölgesel hava akımları da olumsuz anlamda etkileniyor ve son yıllarda hepimizin yakından gözlemlediği ve doğrudan etkilendiği aşırı hava olayları yaşanıyor. Sera gazı miktarı üzerinden, insan faaliyetlerinin doğaya verdiği verdiği zararın ölçüsü ise Karbon Ayak izi ile ifade ediliyor. Karbon emisyonunun son yıllarda artış göstermesinin temel sebeplerini şu maddelerle özetleyebiliriz: -Kontrolsüz sanayileşme -Sürekli artan enerji talebi -Yükselişe geçen şehirleşme -Azalan ormanlık alanlar -Yoğun hayvancılık faaliyetleri -Kontrol edilmeyen sera gazı salımı Karbon emisyonunun iklim değişikliğine etkisi nedir? Atmosferdeki karbon emisyonu bu hızla artmaya devam ederse, bitki türleri ciddi anlamda risk altına girecek, hatta pirinç, mısır, buğday gibi temel besinleri bile yetiştirmekte zorlanacağız.