Denizel Bilgiler

post?.Description

Sürdürülebilir Denizcilik : Deniz ticareti ve Denizcilikte Çevreci Yaklaşımlar Dünya ticaretinin %80’i deniz yoluyla yani gemiler vasıtasıyla gerçekleşmektedir. Bu açıdan bakıldığında gemilerin operasyonel faaliyetlerinden kaynaklanan atıkların deniz kirliliğine sebep olmayacak şekilde yönetimi önem arz etmektedir. Uluslararası düzeyde bu kapsamdaki düzenlemeler; Denizlerin Gemiler Tarafından Kirletilmesinin Önlenmesi Sözleşmesi (MARPOL 73/78) çerçevesinde yürütülmektedir. Türkiye Sözleşmeye 1990 yılında taraf olmuştur. Bu sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler ve ulusal ihtiyaçlar doğrultusunda gerekli mevzuatlar çıkarılmış ve Ulusal Gemi Atıkları Yönetim Sistemi oluşturulmuştur. Ayrıca, gemilerden alınan atıkların çevrimiçi olarak izlenmesi ve etkin kontrolünü sağlayan Gemi Atık Takip Sistemi (GATS) hayata geçirilmiştir. Ayrıca, yatların, günübirlik gezi teknelerinin atıklarının takibi ve denetimini sağlanmak amacıyla Mavi Kart uygulaması Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2011 yılında uygulamaya konmuştur. Günümüzde ülkemizde bulunan pek çok marinada uygulanmaya başlanmıştır. Kaza Sonucu Denizlerin Kirlenmesine Karşı Korunması: Ülkemizde deniz kazalarına karşı hazırlıklı olmak, kirliliğe müdahale etmek, zararın tespit ve tazmini esaslarını belirlemek amacıyla 5312 sayılı Acil Müdahale Kanunu yayımlanmıştır. Kazalara karşı hazırlıklı olunması için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nca 1 Ulusal ve 6 Bölgesel Acil Müdahale Planı hazırlanmıştır. Ayrıca, faaliyetleri nedeniyle yüksek risk içeren kıyı tesisleri belirlenmiş ve bunlara ait 332 adet acil müdahale planı onaylanmıştır.

TURMEPA Akademi Denizel Bilgiler

Hamsi
Hamsinin sırtı koyu mavi ile siyah arasında bir renktedir. Gövdenin alt kısmı açık renklerdedir. Karadeniz ve Marmara denizinde bulunmaktadır. Genellikle sürüler halinde yaşarlar. Ortalama olarak 18 cm boya sahiptir. Hamsi balığının ömrü 4 yıldır ve 1 yaş sonrasında olgunlaşırlar. Bu nedenle 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na uygun olarak av boyları ağ göz açıklıkları gibi kurallara uygun avcılık yöntemleri kullanılması önemlidir. Olgunluktan sonra üreyerek 40.000 kadar yumurta bırakırlar. Doğu Karadeniz civarında Ekim ayının ortasında hamsi balığı için avlanma yasağı kalkar ve balıkçılar yola çıkarlar. 1970 yıllarında hamsi balığı fazlaca bulunmaktaydı. Bu nedenle de oldukça ucuzdu. 1937 yıllarında tenekelerle satılan hamsi 5 kuruş civarındaydı. Şimdilerde ise ne yazık ki hamsi sayısında yanlış avlanmalar sonucunda, yumurtlama dönemlerinde yapılan avlanmalar sonucunda hamsi sayısında ciddi azalma meydana gelmiştir. Hamsi, ciddi anlamda bir protein deposudur ve içindeki omega-3 yağı oldukça fazladır. Omega-3 insanlarda kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde, iyileştirilmesinde oldukça etkilidir. Düzenli olarak balık tüketmek, kilo dengesinin korunmasını sağlar. İçeriğindeki fosfor insanlar için gerekli fosfor ihtiyacını karşılamaktadır. Fosfor maddesi zekânın gelişmesinde etkili bir maddedir. Hamsi balığının hazmı kolaydır ve kolayca sindirilebilir. Tüm faydalarını görebilmek için balığı mutlaka taze olarak tüketmelisiniz. Tuzlama yöntemi, buzhane yöntemi ile saklanan balıklar sağlık açısından faydalı olmak bir yana zararlı bile olabilmektedir.
Palamut
Palamut, Atlas Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz’de yaşar. Kalabalık sürüler hâlinde, orta derinlikteki suların deniz yüzeyine yakın kısımlarında bulunur. Kendisinden küçük balıklarla beslenir. Etleri lezzetlidir. Taze ya da tuzlanmış olarak yenir. Palamut 'un 1-2 kg’dan küçük olanına çingene palamudu, 1-2 kg olanına palamut, 2-5 kg arasındakine torik, 5 kg’dan büyüğüne sivri, 6 kg’dan ağır olanına da altıparmak denir. Palamut sıcak ve ılık denizlerin hem kıyı hem açık sularda yaşar. Sırtı genellikle mavimsi olan bu balığın karnına doğru gidildikçe bu renk gümüş beyazı bir hal alır.

Hamsi Hamsinin sırtı koyu mavi ile siyah arasında bir renktedir. Gövdenin alt kısmı açık renklerdedir. Karadeniz ve Marmara denizinde bulunmaktadır. Genellikle sürüler halinde yaşarlar. Ortalama olarak 18 cm boya sahiptir. Hamsi balığının ömrü 4 yıldır ve 1 yaş sonrasında olgunlaşırlar. Bu nedenle 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu’na uygun olarak av boyları ağ göz açıklıkları gibi kurallara uygun avcılık yöntemleri kullanılması önemlidir. Olgunluktan sonra üreyerek 40.000 kadar yumurta bırakırlar. Doğu Karadeniz civarında Ekim ayının ortasında hamsi balığı için avlanma yasağı kalkar ve balıkçılar yola çıkarlar. 1970 yıllarında hamsi balığı fazlaca bulunmaktaydı. Bu nedenle de oldukça ucuzdu. 1937 yıllarında tenekelerle satılan hamsi 5 kuruş civarındaydı. Şimdilerde ise ne yazık ki hamsi sayısında yanlış avlanmalar sonucunda, yumurtlama dönemlerinde yapılan avlanmalar sonucunda hamsi sayısında ciddi azalma meydana gelmiştir. Hamsi, ciddi anlamda bir protein deposudur ve içindeki omega-3 yağı oldukça fazladır. Omega-3 insanlarda kalp-damar hastalıklarının önlenmesinde, iyileştirilmesinde oldukça etkilidir. Düzenli olarak balık tüketmek, kilo dengesinin korunmasını sağlar. İçeriğindeki fosfor insanlar için gerekli fosfor ihtiyacını karşılamaktadır. Fosfor maddesi zekânın gelişmesinde etkili bir maddedir. Hamsi balığının hazmı kolaydır ve kolayca sindirilebilir. Tüm faydalarını görebilmek için balığı mutlaka taze olarak tüketmelisiniz. Tuzlama yöntemi, buzhane yöntemi ile saklanan balıklar sağlık açısından faydalı olmak bir yana zararlı bile olabilmektedir. Palamut Palamut, Atlas Okyanusu, Akdeniz ve Karadeniz’de yaşar. Kalabalık sürüler hâlinde, orta derinlikteki suların deniz yüzeyine yakın kısımlarında bulunur. Kendisinden küçük balıklarla beslenir. Etleri lezzetlidir. Taze ya da tuzlanmış olarak yenir. Palamut 'un 1-2 kg’dan küçük olanına çingene palamudu, 1-2 kg olanına palamut, 2-5 kg arasındakine torik, 5 kg’dan büyüğüne sivri, 6 kg’dan ağır olanına da altıparmak denir. Palamut sıcak ve ılık denizlerin hem kıyı hem açık sularda yaşar. Sırtı genellikle mavimsi olan bu balığın karnına doğru gidildikçe bu renk gümüş beyazı bir hal alır.

Sürdürülebilir Deniz Taşımacılığı

Sürdürülebilir Deniz Taşımacılığı

Dinozorların 60 Milyon yıl önce yok olmasına rağmen, 200 Milyon yıldır yaşamını sürdüren en eski canlılardan biri:
Mersin Balıkları

Sularda yaşamını sürdüren en eski canlılardan biri.
Yaklaşık 200 milyon yıldır dünya üzerinde bulunmaktadır.
Beş metre uzunluğa ve bir ton ağırlığa ulaşabilen Mersin balığı, kıkırdak yapısı ve dört bıyığıyla bilinir.
Kanıtlanabilmiş olan en büyük ölçüler 5 ve 6 metre uzunluk ve 1 ve 1,5 ton ağırlık civarlarındadır.
100 yaşına kadar yaşayabilen Mersin balıkları uzun ömürlerine rağmen ancak 20 yaşında yumurtlarlar.
Çoğu türleri sadece yumurtlamak için tatlı suya gelirler ve aslında tuzlu suda yaşarlar. Havyarı çok kıymetli olan bu balıkların, yanlış avcılık uygulamaları ve kirlilik nedeniyle nesilleri tehlike altındadır.
CITES (Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaret Konvansiyonu) tarafından da koruma altına alınan Mersin Balıkları küresel iklim değişikliğinden etkilenmektedir. Önemli yaşam alanlarında olan, Karadeniz’deki deniz suyu seviyesinin yükselmesi veya su sıcaklığının artışı soğuk su seven Mersin Balığını olumsuz etkileyecektir. Bununla birlikte yüksek bir su kalitesine ihtiyaçları olduğu için, kirlenen ırmaklar, ırmaklar üzerine kurulan barajlar ve setler nedeniyle su debisinin azalması ile yaşam döngüsünü tamamlayamamakta, çiftleşip yumurtlayamadan hayatları son bulmaktadır.

Dinozorların 60 Milyon yıl önce yok olmasına rağmen, 200 Milyon yıldır yaşamını sürdüren en eski canlılardan biri: Mersin Balıkları Sularda yaşamını sürdüren en eski canlılardan biri. Yaklaşık 200 milyon yıldır dünya üzerinde bulunmaktadır. Beş metre uzunluğa ve bir ton ağırlığa ulaşabilen Mersin balığı, kıkırdak yapısı ve dört bıyığıyla bilinir. Kanıtlanabilmiş olan en büyük ölçüler 5 ve 6 metre uzunluk ve 1 ve 1,5 ton ağırlık civarlarındadır. 100 yaşına kadar yaşayabilen Mersin balıkları uzun ömürlerine rağmen ancak 20 yaşında yumurtlarlar. Çoğu türleri sadece yumurtlamak için tatlı suya gelirler ve aslında tuzlu suda yaşarlar. Havyarı çok kıymetli olan bu balıkların, yanlış avcılık uygulamaları ve kirlilik nedeniyle nesilleri tehlike altındadır. CITES (Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaret Konvansiyonu) tarafından da koruma altına alınan Mersin Balıkları küresel iklim değişikliğinden etkilenmektedir. Önemli yaşam alanlarında olan, Karadeniz’deki deniz suyu seviyesinin yükselmesi veya su sıcaklığının artışı soğuk su seven Mersin Balığını olumsuz etkileyecektir. Bununla birlikte yüksek bir su kalitesine ihtiyaçları olduğu için, kirlenen ırmaklar, ırmaklar üzerine kurulan barajlar ve setler nedeniyle su debisinin azalması ile yaşam döngüsünü tamamlayamamakta, çiftleşip yumurtlayamadan hayatları son bulmaktadır.