Denizel Bilgiler

post?.Description

Okyanus ve denizlerin toplumsal öneminin farkında mıyız? Kıyı toplulukları, kıyı koruma, balık üretimi ve turizm fırsatları gibi okyanus habitatlarından çok sayıda fayda elde eder. Doğa temelli kararlar vererek; Özel sektör, uzun vadeli faydaları olan sürdürülebilir projelere yatırım yapabilir. Mühendisler kıyı altyapı projelerine doğal çözümler için mühendislerin uzmanlığına başvurulabilir. Hükümetler, okyanus ve denizlerin sürdürülebilir kullanımı için planlar geliştirebilir ve balıkçılığı daha doğal kaynakları koruyacak şekilde yönetebilirler. Kalkınma Ajansları yoksulluğu etkin bir şekilde azaltmak ve iklim değişikliğine karşı dirençli toplumlar oluşturulması için doğaya yatırım yapabilirler. Doğa Koruma grupları, STK’lar kıyı restorasyon projelerinden elde edilen faydaları en üst düzeye çıkarabilir.

TURMEPA Akademi Denizel Bilgiler

Bugün 22 Mart Dünya Su Günü! 💦

Bireysel ve toplumsal sağlığımızı korumak için suyun hayati önemini bir kez daha anladığımız bu dönemde, onun değerini ve korunması gerektiğini de hatırlayalım.
Kişisel hijyenimizi sağlarken kullandığımız suyun kaynaklarının kısıtlı olduğunu, bu nedenle ellerimizi yıkarken suyu boşa akıtmamamız gerektiğini unutmayalım.

Bugün 22 Mart Dünya Su Günü! 💦 Bireysel ve toplumsal sağlığımızı korumak için suyun hayati önemini bir kez daha anladığımız bu dönemde, onun değerini ve korunması gerektiğini de hatırlayalım. Kişisel hijyenimizi sağlarken kullandığımız suyun kaynaklarının kısıtlı olduğunu, bu nedenle ellerimizi yıkarken suyu boşa akıtmamamız gerektiğini unutmayalım.

Daha mavi denizler için Sıfır Atık Mavi;

Yaşam alanlarımızda ve çevremizde geri dönüşümün uygulanmasına özen göstermeliyiz.
Bunun önemini başkalarının da fark etmesini sağlamalıyız.

Tek kullanımlık ürünler yerine tekrar kullanabileceğimiz alternatiflere yönelmeliyiz. Uzun ömürlü ve doğayla dost ürünleri tercih edebiliriz.

Örneğin Streç Film yerine cam kavanoz, kağıt havlu yerine el bezi veya havlu kullanabiliriz.

Mutfağımızda oluşan organik atıkları çöpe atmayıp, komposta dönüştürerek bitkiler için gübre olarak kullanabiliriz.

Evimizde çalışmayan elektronik araç gereçlerimizi tamir ettirmeli veya bozulanları çöpe atmayıp geri dönüşüme kazandırmalıyız.

Su ihtiyacımızı gidermek için pet şişe yerine matara kullanabiliriz.
Kâğıtların her iki yüzünü kullanarak kâğıt atığımızı yarıya indirebiliriz...
Okul araç gereçlerimizi geri dönüşüme uygun ve plastik olmayan, daha sağlıklı malzemelerden seçebiliriz.

İş yerlerimizde de kullandığımız ürünlere dikkat etmeliyiz. Pet şişe yerine matara, sıcak içecekler için termos, tek kullanımlık bardak yerine kupa kullanabiliriz.
Daha az çıktı alarak daha az toner kullanabilir, aynı zamanda da kağıt israfının önüne geçebiliriz .

İhtiyacımızı bilerek alışverişe çıkmalıyız. Bu şekilde hem fazla üretimi hem de atık oluşumunu engellemiş oluruz.

Ailemiz ve arkadaşlarımızla piknik yapmak istediğimizde, piknik sepetimizi hazırlarken yeniden kullanabileceğimiz, atığa dönüşmeyecek ürünleri koymalıyız.
Çöplerimizi asla piknik alanında bırakmamalı, türlerine göre ayırmalıyız.
Hijyen için de ıslak mendil kullanmak yerine ellerimizi yıkayabilir ya da el bezi kullanabiliriz.

Kıyılarımızda da durum aynı, denizlerimizin maviliğini gelecek nesillere bırakmak istiyorsak, bireysel sorumluluklarımızı yerine getirmeli, sıfır atık’ı günlük alışkanlıklarımıza entegre etmeliyiz.

Öncelikle tek kullanımlık ürünlerden uzak durmayı yaşam biçimi olarak benimsemeli ve tüm çevremizi de bu yönde teşvik etmeliyiz.

Bulunduğumuz bölgede gönüllü olarak kıyı temizliği faaliyetleri yaparak denizlerimizin temiz kalmasını sağlayabiliriz.

Daha mavi denizler için Sıfır Atık Mavi; Yaşam alanlarımızda ve çevremizde geri dönüşümün uygulanmasına özen göstermeliyiz. Bunun önemini başkalarının da fark etmesini sağlamalıyız. Tek kullanımlık ürünler yerine tekrar kullanabileceğimiz alternatiflere yönelmeliyiz. Uzun ömürlü ve doğayla dost ürünleri tercih edebiliriz. Örneğin Streç Film yerine cam kavanoz, kağıt havlu yerine el bezi veya havlu kullanabiliriz. Mutfağımızda oluşan organik atıkları çöpe atmayıp, komposta dönüştürerek bitkiler için gübre olarak kullanabiliriz. Evimizde çalışmayan elektronik araç gereçlerimizi tamir ettirmeli veya bozulanları çöpe atmayıp geri dönüşüme kazandırmalıyız. Su ihtiyacımızı gidermek için pet şişe yerine matara kullanabiliriz. Kâğıtların her iki yüzünü kullanarak kâğıt atığımızı yarıya indirebiliriz... Okul araç gereçlerimizi geri dönüşüme uygun ve plastik olmayan, daha sağlıklı malzemelerden seçebiliriz. İş yerlerimizde de kullandığımız ürünlere dikkat etmeliyiz. Pet şişe yerine matara, sıcak içecekler için termos, tek kullanımlık bardak yerine kupa kullanabiliriz. Daha az çıktı alarak daha az toner kullanabilir, aynı zamanda da kağıt israfının önüne geçebiliriz . İhtiyacımızı bilerek alışverişe çıkmalıyız. Bu şekilde hem fazla üretimi hem de atık oluşumunu engellemiş oluruz. Ailemiz ve arkadaşlarımızla piknik yapmak istediğimizde, piknik sepetimizi hazırlarken yeniden kullanabileceğimiz, atığa dönüşmeyecek ürünleri koymalıyız. Çöplerimizi asla piknik alanında bırakmamalı, türlerine göre ayırmalıyız. Hijyen için de ıslak mendil kullanmak yerine ellerimizi yıkayabilir ya da el bezi kullanabiliriz. Kıyılarımızda da durum aynı, denizlerimizin maviliğini gelecek nesillere bırakmak istiyorsak, bireysel sorumluluklarımızı yerine getirmeli, sıfır atık’ı günlük alışkanlıklarımıza entegre etmeliyiz. Öncelikle tek kullanımlık ürünlerden uzak durmayı yaşam biçimi olarak benimsemeli ve tüm çevremizi de bu yönde teşvik etmeliyiz. Bulunduğumuz bölgede gönüllü olarak kıyı temizliği faaliyetleri yaparak denizlerimizin temiz kalmasını sağlayabiliriz.

Bugün 17 Haziran, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü. Kuraklık ve çölleşme, tüm dünyayı çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan tehdit eden çok ciddi bir sorun.
Tüm dünyada iklim değişikliği ile sıcaklıklar arttıkça yağışlar azalıyor, sulak alanlar kuruyor, milyonlarca insan susuz kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor ve doğal yaşam fakirleşiyor. Çölleşme sebebiyle toprak verimsizleşerek bitki örtüsünün bozulmasına yol açıyor, gıda üretimi azalarak kıtlığa, göçlere, anlaşmazlıklara, ekonomik gelir kaynaklarının azalmasına sebep oluyor, savaşlara ortam hazırlıyor ve daha birçok olumsuzlukla insanlığı karşı karşıya bırakıyor. Dünyada her yıl, toprağın üst tabakasının 24 milyar tonu, başta erozyon olmak üzere çeşitli sebeplerle kaybedilirken, 6 milyar hektar alan çölleşiyor. Bu süreç dünyaya, 42 milyar dolardan fazla mali yük getiriyor, 110 ülkede yaşayan 1,2 milyar nüfusu doğrudan tehdit ediyor. 135 milyon insan risk altında ve 10 milyon insan ekolojik göçmen olarak çölleşmiş bölgelerden göç etmiş durumda. Geçimlerini toprağa bağımlı olarak sürdüren 2,6 milyarı aşkın insan da aynı kaderi paylaşıyor. Bu nedenle, çölleşme dünyamızın geleceği için tüm insanlığın ortaklaşa mücadele etmesini ve tedbir almasını zorunlu kılıyor.

Bugün 17 Haziran, Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü. Kuraklık ve çölleşme, tüm dünyayı çevresel, ekonomik ve sosyal açıdan tehdit eden çok ciddi bir sorun. Tüm dünyada iklim değişikliği ile sıcaklıklar arttıkça yağışlar azalıyor, sulak alanlar kuruyor, milyonlarca insan susuz kalma riskiyle karşı karşıya kalıyor ve doğal yaşam fakirleşiyor. Çölleşme sebebiyle toprak verimsizleşerek bitki örtüsünün bozulmasına yol açıyor, gıda üretimi azalarak kıtlığa, göçlere, anlaşmazlıklara, ekonomik gelir kaynaklarının azalmasına sebep oluyor, savaşlara ortam hazırlıyor ve daha birçok olumsuzlukla insanlığı karşı karşıya bırakıyor. Dünyada her yıl, toprağın üst tabakasının 24 milyar tonu, başta erozyon olmak üzere çeşitli sebeplerle kaybedilirken, 6 milyar hektar alan çölleşiyor. Bu süreç dünyaya, 42 milyar dolardan fazla mali yük getiriyor, 110 ülkede yaşayan 1,2 milyar nüfusu doğrudan tehdit ediyor. 135 milyon insan risk altında ve 10 milyon insan ekolojik göçmen olarak çölleşmiş bölgelerden göç etmiş durumda. Geçimlerini toprağa bağımlı olarak sürdüren 2,6 milyarı aşkın insan da aynı kaderi paylaşıyor. Bu nedenle, çölleşme dünyamızın geleceği için tüm insanlığın ortaklaşa mücadele etmesini ve tedbir almasını zorunlu kılıyor.