Denizel Bilgiler

post?.Description

Okyanus ve denizlerin toplumsal öneminin farkında mıyız? Kıyı toplulukları, kıyı koruma, balık üretimi ve turizm fırsatları gibi okyanus habitatlarından çok sayıda fayda elde eder. Doğa temelli kararlar vererek; Özel sektör, uzun vadeli faydaları olan sürdürülebilir projelere yatırım yapabilir. Mühendisler kıyı altyapı projelerine doğal çözümler için mühendislerin uzmanlığına başvurulabilir. Hükümetler, okyanus ve denizlerin sürdürülebilir kullanımı için planlar geliştirebilir ve balıkçılığı daha doğal kaynakları koruyacak şekilde yönetebilirler. Kalkınma Ajansları yoksulluğu etkin bir şekilde azaltmak ve iklim değişikliğine karşı dirençli toplumlar oluşturulması için doğaya yatırım yapabilirler. Doğa Koruma grupları, STK’lar kıyı restorasyon projelerinden elde edilen faydaları en üst düzeye çıkarabilir.

TURMEPA Akademi Denizel Bilgiler

Sualtı Araştırmalarında Yeni Çözüm: Robot Balık Sürüsü


Robotik alanında çalışan bilim insanları, balık sürülerinin senkronize hareketleri, göç etme kabiliyetleri ve yırtıcılara karşı ortak hareket etmelerinden ilham alarak dış kontrol olmadan senkronize hareket eden robot balık sürüsü geliştirdi.

Blueswarm adlı kendi kendini idare eden otonom seviyesi yüksek bu robot sürüsü, GPS ve internet erişimi olmayan, insanın erişemeyeceği noktalarda dahi bilimsel araştırmalara destek olmak için tasarlandı.
Araştırmacılar, robot balık sürüsünün becerilerini ölçmek için basit bir araştırma görevi simülasyonu gerçekleştirdi. Sürünün bulunduğu depoda kırmızı ışık oluşturuldu ve Bluebot’lar, dağılım algoritması kullanarak herhangi biri ışığı algılayana kadar depoya yayıldı. Robotlardan biri ışığı algıladığında, LED ışıkları yanıp sönmeye başladı ve sürünün geri kalanında toplama algoritmasını tetikledi. Daha sonra bütün Bluebot’lar sinyal saçan robotun etrafında toplandı.

Sualtı Araştırmalarında Yeni Çözüm: Robot Balık Sürüsü Robotik alanında çalışan bilim insanları, balık sürülerinin senkronize hareketleri, göç etme kabiliyetleri ve yırtıcılara karşı ortak hareket etmelerinden ilham alarak dış kontrol olmadan senkronize hareket eden robot balık sürüsü geliştirdi. Blueswarm adlı kendi kendini idare eden otonom seviyesi yüksek bu robot sürüsü, GPS ve internet erişimi olmayan, insanın erişemeyeceği noktalarda dahi bilimsel araştırmalara destek olmak için tasarlandı. Araştırmacılar, robot balık sürüsünün becerilerini ölçmek için basit bir araştırma görevi simülasyonu gerçekleştirdi. Sürünün bulunduğu depoda kırmızı ışık oluşturuldu ve Bluebot’lar, dağılım algoritması kullanarak herhangi biri ışığı algılayana kadar depoya yayıldı. Robotlardan biri ışığı algıladığında, LED ışıkları yanıp sönmeye başladı ve sürünün geri kalanında toplama algoritmasını tetikledi. Daha sonra bütün Bluebot’lar sinyal saçan robotun etrafında toplandı.

Dünya Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Balıkçılar Forumu’nun 1997’de Yeni Delhi’de aldığı bir kararla Dünya Balıkçılık Günü her yıl Kasım ayının 21’inde kutlanıyor. Tüm balıkçılarımızın Dünya Balıkçılık Günü kutlu olsun.

Dünya Su Ürünleri Yetiştiricileri ve Balıkçılar Forumu’nun 1997’de Yeni Delhi’de aldığı bir kararla Dünya Balıkçılık Günü her yıl Kasım ayının 21’inde kutlanıyor. Tüm balıkçılarımızın Dünya Balıkçılık Günü kutlu olsun.

COP26 İklim Zirvesi’nde varılan anlaşma neler öngörüyor? 
İskoçya'nın Glasgow kentinde gerçekleştirilen 26. BM İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP26) ülkeler, iklim değişikliğine karşı alınacak bir dizi önlemi içeren bir anlaşmayı imzaladı.

• Anlaşmada, kömürün aşamalı olarak azaltılması taahhüdü,
• Emisyon azaltma planlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi,
• Gelişmekte olan ülkelere daha fazla finansal destek
gibi önemli kararlar var.

Glasgow İklim Anlaşması ile birlikte "aşamalı olarak kömür kullanımının azaltılması" da planlanıyor. Bu yönüyle anlaşma, kömür kullanımını azaltmayı hedefleyen tarihteki ilk anlaşma.

Anlaşmanın öne çıkan başarıları:
• 1,5 C hedefini ulaşılabilir kılmak adına gelecek yıl emisyon azaltma planları için yeniden bir araya gelinecek
• İlk kez uluslararası bir anlaşmada kömür kullanımını sınırlama taahhüdü verildi
• Gelişmekte olan ülkeler için mali yardımlar artacak

Kömür, karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. Bu sebepten de 1,5 C hedefinin de merkezinde bulunuyor. 2015 yılında Paris'teki zirvede kabul edilen söz konusu hedefe ulaşmak için, küresel emisyonların 2030 yılına kadar yüzde 45 ve 2050'ye kadar da neredeyse sıfıra düşürülmesi gerekiyor.

Toplamda 105 ülke, metan emisyonlarını 2030 yılına kadar 2020’ye kıyasla yüzde 30 oranında azaltmayı öngören Küresel Metan Taahhüdü ’nü imzaladı.
Canlılar ayrıştığında metan açığa çıkıyor ve doğalgazda da bulunuyor. Metan gazı karbondioksitin aksine atmosferde kısa bir süre kalıyor, ancak küresel ısınmaya CO2'den çok daha fazla yol açıyor.

Son yıllara uydu görüntüleriyle boru hatlarında, atık sahalarında ve depolama ünitelerinde aşırı metan emisyonlarını denetlemek mümkün hale geldi. Yine de bu mega ölçekli salımlar, toplam salınımların ancak %10-15 kadarını kapsıyor. Uydular daha küçük ölçekli salınımları izlemek için daha yüksek çözünürlüklü teknolojilere ihtiyaç duyuyor.
“Ormanlar ve Arazi Kullanımı Üzerine Glasgow Liderler Deklarasyonu'nun Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 133 ülke tarafından imzalanması konferansın önemli bir çıktısı olarak kayda geçti.
KAYNAK,GETTY IMAGES

COP26 İklim Zirvesi’nde varılan anlaşma neler öngörüyor? İskoçya'nın Glasgow kentinde gerçekleştirilen 26. BM İklim Değişikliği Konferansı'nda (COP26) ülkeler, iklim değişikliğine karşı alınacak bir dizi önlemi içeren bir anlaşmayı imzaladı. • Anlaşmada, kömürün aşamalı olarak azaltılması taahhüdü, • Emisyon azaltma planlarının düzenli olarak gözden geçirilmesi, • Gelişmekte olan ülkelere daha fazla finansal destek gibi önemli kararlar var. Glasgow İklim Anlaşması ile birlikte "aşamalı olarak kömür kullanımının azaltılması" da planlanıyor. Bu yönüyle anlaşma, kömür kullanımını azaltmayı hedefleyen tarihteki ilk anlaşma. Anlaşmanın öne çıkan başarıları: • 1,5 C hedefini ulaşılabilir kılmak adına gelecek yıl emisyon azaltma planları için yeniden bir araya gelinecek • İlk kez uluslararası bir anlaşmada kömür kullanımını sınırlama taahhüdü verildi • Gelişmekte olan ülkeler için mali yardımlar artacak Kömür, karbondioksit emisyonlarının yaklaşık yüzde 40'ını oluşturuyor. Bu sebepten de 1,5 C hedefinin de merkezinde bulunuyor. 2015 yılında Paris'teki zirvede kabul edilen söz konusu hedefe ulaşmak için, küresel emisyonların 2030 yılına kadar yüzde 45 ve 2050'ye kadar da neredeyse sıfıra düşürülmesi gerekiyor. Toplamda 105 ülke, metan emisyonlarını 2030 yılına kadar 2020’ye kıyasla yüzde 30 oranında azaltmayı öngören Küresel Metan Taahhüdü ’nü imzaladı. Canlılar ayrıştığında metan açığa çıkıyor ve doğalgazda da bulunuyor. Metan gazı karbondioksitin aksine atmosferde kısa bir süre kalıyor, ancak küresel ısınmaya CO2'den çok daha fazla yol açıyor. Son yıllara uydu görüntüleriyle boru hatlarında, atık sahalarında ve depolama ünitelerinde aşırı metan emisyonlarını denetlemek mümkün hale geldi. Yine de bu mega ölçekli salımlar, toplam salınımların ancak %10-15 kadarını kapsıyor. Uydular daha küçük ölçekli salınımları izlemek için daha yüksek çözünürlüklü teknolojilere ihtiyaç duyuyor. “Ormanlar ve Arazi Kullanımı Üzerine Glasgow Liderler Deklarasyonu'nun Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 133 ülke tarafından imzalanması konferansın önemli bir çıktısı olarak kayda geçti. KAYNAK,GETTY IMAGES