Denizel Bilgiler

post?.Description

Araştırmacılar, Pasifik Okyanus'unda Mariana Çukurunda 6010m ile 6949m arasında yeni keşfettikleri bir amfipotun (deniz kabuklusu) bedeninde plastik buldu. Denizlerin karşı karşıya olduğu plastik krizine dikkat çekmek amacıyla araştırmacılar yeni amfipod türüne “plasticus” ismini verdi. 🦠Deniz kabuklusu üzerine yapılan incelemelerde arka bağırsağında su şişeleri ve spor kıyafetleri gibi yaygın kullanılan birçok malzemede yer alan PET (polietilen tereftalat) bulundu. Ne yazık ki Türkiye’nin de denizlerdeki plastik kirliliğinde payı var. Newcastle Üniversitesi’ndeki araştırma ekibinin başkanı Dr. Alan Jamieson ise, “Denizlerimize sel gibi akmakta olan plastik kirliliğini durdurmak için acil eyleme geçilmesi gerektiğine dikkat çekmek için “Eurythenes plasticus ismine karar verdik” dedi. Sizce denizlerimizi plastiklerden korumak için neler yapmalıyız? Yorumlarda buluşalım!

TURMEPA Akademi Denizel Bilgiler

21 Adımda Mavi Gelecek 

Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek 21 adımda atıklarımızı azaltabilir ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabiliriz. 

Peki bu 21 adım nedir?

Bugün başlayacağımız ‘21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi ile her Çarşamba izlememiz gereken 3 adımı sizlerle paylaşacağız.

İlk üç adım için sayfayı yana kaydırınız.


#denizvarsahayatvar #sudakiyaşam #21adımdamavi gelecek #mavigelecek




‘21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi devam ediyor.

Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz  ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz sıradaki adımlara birlikte bakalım.



4. Adım: Suyu tasarruflu kullanıyorum ve koruyorum (diş fırçalama, el yıkama, duş vb. çocuklara yönelik örnekler verilir.)
5. Adım: Okula giderken beslenme çantası kullanmaya başlıyorum.
6. Adım: Islak mendil yerine bez peçete kullanmaya başlıyorum.


 
‘21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi devam ediyor.

Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz  ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz sıradaki adımlar nelerdir?



7. Adım: Yiyeceğim kadar yemeği okula götürüyorum.
8. Adım: Yemek artıklarını çöpe atmıyor eve götürüyorum.
9. Adım: Organik atıkları (yemek artıklarını) gübre haline getiriyorum (Kompost).



‘21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi devam ediyor.

Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz  ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz sıradaki adımlar nelerdir?

Daha mavi bir gelecek için bizleri takipte kalınız!


13.Adım: Arkadaşım ile kitap, çanta vb. eşyaları takas yapıyorum.
14 Adım: Yenisini almak yerine, mevcudu onararak tekrar kullanıyorum. 
15 Adım: İhtiyacım olan materyalleri kendim yapmaya başlıyorum. 
      (Mevcudu kullanarak, tokamı, eski tişörtten bez çantamı kendim yapıyorum.)


21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi devam ediyor.

Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz  ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz sıradaki adımlar sizlerle.

Daha mavi bir gelecek için bizleri takipte kalınız!
#denizvarsahayatvar #sudakiyaşam #21adımdamavi gelecek #mavigelecek


16. Adım: Satın almak yerine ikinci el kullanıyorum.
17. Adım: Deniz canlıların yaşam alanlarına sahip çıkıyorum.
18. Adım: Okulda Çevre Kulüplerine katılıyor, Çevre derslerini tercih ediyor ve
derneklerine üye oluyorum.

21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketinin sonuna geldik!

Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz  ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz son üç adım sizlerle.

19. Adım: Tüketim alışkanlıklarımı 20 günde değiştiriyorum.
20. Adım: Geri dönüşüm ve Sıfır Atık prensiplerini başkalarına anlatıyorum.
21. Adım: Doğal kaynaklarım ve geleceğime sahip çıkıyorum.

21 Adımda Mavi Gelecek Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek 21 adımda atıklarımızı azaltabilir ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabiliriz. Peki bu 21 adım nedir? Bugün başlayacağımız ‘21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi ile her Çarşamba izlememiz gereken 3 adımı sizlerle paylaşacağız. İlk üç adım için sayfayı yana kaydırınız. #denizvarsahayatvar #sudakiyaşam #21adımdamavi gelecek #mavigelecek ‘21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi devam ediyor. Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz sıradaki adımlara birlikte bakalım. 4. Adım: Suyu tasarruflu kullanıyorum ve koruyorum (diş fırçalama, el yıkama, duş vb. çocuklara yönelik örnekler verilir.) 5. Adım: Okula giderken beslenme çantası kullanmaya başlıyorum. 6. Adım: Islak mendil yerine bez peçete kullanmaya başlıyorum. ‘21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi devam ediyor. Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz sıradaki adımlar nelerdir? 7. Adım: Yiyeceğim kadar yemeği okula götürüyorum. 8. Adım: Yemek artıklarını çöpe atmıyor eve götürüyorum. 9. Adım: Organik atıkları (yemek artıklarını) gübre haline getiriyorum (Kompost). ‘21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi devam ediyor. Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz sıradaki adımlar nelerdir? Daha mavi bir gelecek için bizleri takipte kalınız! 13.Adım: Arkadaşım ile kitap, çanta vb. eşyaları takas yapıyorum. 14 Adım: Yenisini almak yerine, mevcudu onararak tekrar kullanıyorum. 15 Adım: İhtiyacım olan materyalleri kendim yapmaya başlıyorum. (Mevcudu kullanarak, tokamı, eski tişörtten bez çantamı kendim yapıyorum.) 21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketi devam ediyor. Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz sıradaki adımlar sizlerle. Daha mavi bir gelecek için bizleri takipte kalınız! #denizvarsahayatvar #sudakiyaşam #21adımdamavi gelecek #mavigelecek 16. Adım: Satın almak yerine ikinci el kullanıyorum. 17. Adım: Deniz canlıların yaşam alanlarına sahip çıkıyorum. 18. Adım: Okulda Çevre Kulüplerine katılıyor, Çevre derslerini tercih ediyor ve derneklerine üye oluyorum. 21 Adımda Mavi Gelecek’ hareketinin sonuna geldik! Daha mavi bir gelecek için günlük yaşam alışkanlıklarımızı değiştirerek atıklarımızı azaltabileceğimiz ve daha yaşanabilir bir gelecek sağlayabileceğimiz son üç adım sizlerle. 19. Adım: Tüketim alışkanlıklarımı 20 günde değiştiriyorum. 20. Adım: Geri dönüşüm ve Sıfır Atık prensiplerini başkalarına anlatıyorum. 21. Adım: Doğal kaynaklarım ve geleceğime sahip çıkıyorum.

Mavi Karbon Nedir?
Mavi karbon, kıyı ve deniz ekosistemlerinde depolanan karbondur. En önemli mavi karbon bölgeleri Mangrovlar, gelgit bölgelerindeki tuzlu bataklıklar ve deniz çayırlarıdır. Bu ekosistemler, hem bitkilerde hem de aşağıdaki çökeltide büyük miktarlarda mavi karbonu ayırır ve depolar. Örneğin, deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda karbonun% 95'inden fazlası toprakta depolanır.
Okyanuslar gezegenin% 70'ini kaplar, dolayısıyla okyanus ekosistemi en büyük mavi karbon geliştirme potansiyeline sahiptir. Mangrovlar, tuzlu bataklıklar ve deniz çayırları, okyanusun bitki örtüsünün çoğunu oluşturur, ancak karadaki bitki biokütlesinin yalnızca% 0,05'ine eşittir. Küçük ayak izlerine rağmen, yılda benzer miktarda karbon depolayabilirler ve son derece verimli karbon yutuculardırlar.

% 83: Küresel karbon döngüsünün% 83'ü okyanusta dolaşır.
% 2: Kıyı habitatları, toplam okyanus alanının% 2'sinden azını kaplar.
%50: Kıyı habitatları, okyanus çökeltilerinde tutulan toplam karbonun yaklaşık yarısını oluşturur.
“Mavi Karbon” ile ilgili temel endişelerden biri, bu önemli deniz ekosistemlerinin kaybolma oranının, yağmur ormanlarına kıyasla bile gezegendeki diğer tüm ekosistemlerden çok daha yüksek olmasıdır. Mevcut tahminler, yılda% 2-7'lik bir kayıp olduğunu öne sürmektedir; bu, yalnızca karbon tutumu kaybı değil, aynı zamanda iklim, kıyı koruma ve sağlık yönetimi için önemli olan habitat kaybını da ifade etmektedir.

Deniz ormanları ve diğer sulak alanlar, korunduklarında ve yenilendiklerinde, toprakta bulunan organik madde ile etkili bir “karbon lavabo (süzgeç)” olarak görev yapar ve iklim değişikliğinin azalmasına katkı sağlar.
En Önemli Mavi Karbon Tipleri;
Deniz Çayırları; tortu stabilizasyonu, habitat ve biyolojik çeşitlilik, su kalitesinin korunması, besin olarak karbon tutumu dahil olmak üzere ekosistem için önemli habitatlardır. Deniz çayırları, okyanus tabanının yalnızca% 0,1'ini oluştursa da, toplam okyanusal karbon tutumunun yaklaşık% 10-18'ini oluşturmaktadır.

Mavi Karbon Nedir? Mavi karbon, kıyı ve deniz ekosistemlerinde depolanan karbondur. En önemli mavi karbon bölgeleri Mangrovlar, gelgit bölgelerindeki tuzlu bataklıklar ve deniz çayırlarıdır. Bu ekosistemler, hem bitkilerde hem de aşağıdaki çökeltide büyük miktarlarda mavi karbonu ayırır ve depolar. Örneğin, deniz çayırlarının bulunduğu alanlarda karbonun% 95'inden fazlası toprakta depolanır. Okyanuslar gezegenin% 70'ini kaplar, dolayısıyla okyanus ekosistemi en büyük mavi karbon geliştirme potansiyeline sahiptir. Mangrovlar, tuzlu bataklıklar ve deniz çayırları, okyanusun bitki örtüsünün çoğunu oluşturur, ancak karadaki bitki biokütlesinin yalnızca% 0,05'ine eşittir. Küçük ayak izlerine rağmen, yılda benzer miktarda karbon depolayabilirler ve son derece verimli karbon yutuculardırlar. % 83: Küresel karbon döngüsünün% 83'ü okyanusta dolaşır. % 2: Kıyı habitatları, toplam okyanus alanının% 2'sinden azını kaplar. %50: Kıyı habitatları, okyanus çökeltilerinde tutulan toplam karbonun yaklaşık yarısını oluşturur. “Mavi Karbon” ile ilgili temel endişelerden biri, bu önemli deniz ekosistemlerinin kaybolma oranının, yağmur ormanlarına kıyasla bile gezegendeki diğer tüm ekosistemlerden çok daha yüksek olmasıdır. Mevcut tahminler, yılda% 2-7'lik bir kayıp olduğunu öne sürmektedir; bu, yalnızca karbon tutumu kaybı değil, aynı zamanda iklim, kıyı koruma ve sağlık yönetimi için önemli olan habitat kaybını da ifade etmektedir. Deniz ormanları ve diğer sulak alanlar, korunduklarında ve yenilendiklerinde, toprakta bulunan organik madde ile etkili bir “karbon lavabo (süzgeç)” olarak görev yapar ve iklim değişikliğinin azalmasına katkı sağlar. En Önemli Mavi Karbon Tipleri; Deniz Çayırları; tortu stabilizasyonu, habitat ve biyolojik çeşitlilik, su kalitesinin korunması, besin olarak karbon tutumu dahil olmak üzere ekosistem için önemli habitatlardır. Deniz çayırları, okyanus tabanının yalnızca% 0,1'ini oluştursa da, toplam okyanusal karbon tutumunun yaklaşık% 10-18'ini oluşturmaktadır.

COP26 İklim Zirvesi'nde verilen taahhütlere karşın, dünyanın küresel sıcaklık artışını kısıtlama hedefine yaklaşamadığı kaydedildi. Analizde, dünyanın küresel sıcaklıklarda hedeflenen 1,5 derecelik artışın çok ötesinde, 2,4 derecelik artışa doğru gittiği hesaplandı.

İklim zirvesinin ilk haftasında açıklanan taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda, 2030'a kadar yaklaşık 9 gigaton karbon emisyonu azaltımı sağlanabileceği bildirildi.
Peki Karbon Emisyonu Nedir?
Karbon emisyonu, çok kısa bir ifade ile doğada oluşan karbonun atmosfere salınmasını ifade eder. Çoğunlukla insan kaynaklı faaliyetlerin bir sonucudur. 19. yüzyıldan itibaren fosil yakıtların özellikle sanayide yoğun bir şekilde kullanılmasıyla birlikte, atmosferdeki sera gazı yoğunluğu da artış gösterdi.
Atmosferde biriken sera gazları (karbondioksit, metan, diazot monoksit, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, sülfür hekzaflorid gibi) dünyanın ortalama sıcaklığının artmasına sebep oluyor. Sera gazlarının atmosferin iç yüzeyini kaplayarak, güneşten gelen ışınların geri yansımalarını engelleyerek dünya üzerindeki sıcaklığı artırmasına neden oluyor.
Sıcaklığın artışıyla doğru orantılı olarak, yeryüzünün en büyük tatlı su kaynağı olan buzullar her geçen gün daha fazla erimeye ve deniz seviyesi her geçen gün daha fazla yükselmeye devam ediyor.
Artan ortalama sıcaklık sebebiyle yerkürede gözlemlenen bölgesel hava akımları da olumsuz anlamda etkileniyor ve son yıllarda hepimizin yakından gözlemlediği ve doğrudan etkilendiği aşırı hava olayları yaşanıyor. Sera gazı miktarı üzerinden, insan faaliyetlerinin doğaya verdiği verdiği zararın ölçüsü ise Karbon Ayak izi ile ifade ediliyor.

Karbon emisyonunun son yıllarda artış göstermesinin temel sebeplerini şu maddelerle özetleyebiliriz:
-Kontrolsüz sanayileşme
-Sürekli artan enerji talebi
-Yükselişe geçen şehirleşme
-Azalan ormanlık alanlar
-Yoğun hayvancılık faaliyetleri
-Kontrol edilmeyen sera gazı salımı

Karbon emisyonunun iklim değişikliğine etkisi nedir?
Atmosferdeki karbon emisyonu bu hızla artmaya devam ederse, bitki türleri ciddi anlamda risk altına girecek, hatta pirinç, mısır, buğday gibi temel besinleri bile yetiştirmekte zorlanacağız.

COP26 İklim Zirvesi'nde verilen taahhütlere karşın, dünyanın küresel sıcaklık artışını kısıtlama hedefine yaklaşamadığı kaydedildi. Analizde, dünyanın küresel sıcaklıklarda hedeflenen 1,5 derecelik artışın çok ötesinde, 2,4 derecelik artışa doğru gittiği hesaplandı. İklim zirvesinin ilk haftasında açıklanan taahhütlerin yerine getirilmesi durumunda, 2030'a kadar yaklaşık 9 gigaton karbon emisyonu azaltımı sağlanabileceği bildirildi. Peki Karbon Emisyonu Nedir? Karbon emisyonu, çok kısa bir ifade ile doğada oluşan karbonun atmosfere salınmasını ifade eder. Çoğunlukla insan kaynaklı faaliyetlerin bir sonucudur. 19. yüzyıldan itibaren fosil yakıtların özellikle sanayide yoğun bir şekilde kullanılmasıyla birlikte, atmosferdeki sera gazı yoğunluğu da artış gösterdi. Atmosferde biriken sera gazları (karbondioksit, metan, diazot monoksit, hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, sülfür hekzaflorid gibi) dünyanın ortalama sıcaklığının artmasına sebep oluyor. Sera gazlarının atmosferin iç yüzeyini kaplayarak, güneşten gelen ışınların geri yansımalarını engelleyerek dünya üzerindeki sıcaklığı artırmasına neden oluyor. Sıcaklığın artışıyla doğru orantılı olarak, yeryüzünün en büyük tatlı su kaynağı olan buzullar her geçen gün daha fazla erimeye ve deniz seviyesi her geçen gün daha fazla yükselmeye devam ediyor. Artan ortalama sıcaklık sebebiyle yerkürede gözlemlenen bölgesel hava akımları da olumsuz anlamda etkileniyor ve son yıllarda hepimizin yakından gözlemlediği ve doğrudan etkilendiği aşırı hava olayları yaşanıyor. Sera gazı miktarı üzerinden, insan faaliyetlerinin doğaya verdiği verdiği zararın ölçüsü ise Karbon Ayak izi ile ifade ediliyor. Karbon emisyonunun son yıllarda artış göstermesinin temel sebeplerini şu maddelerle özetleyebiliriz: -Kontrolsüz sanayileşme -Sürekli artan enerji talebi -Yükselişe geçen şehirleşme -Azalan ormanlık alanlar -Yoğun hayvancılık faaliyetleri -Kontrol edilmeyen sera gazı salımı Karbon emisyonunun iklim değişikliğine etkisi nedir? Atmosferdeki karbon emisyonu bu hızla artmaya devam ederse, bitki türleri ciddi anlamda risk altına girecek, hatta pirinç, mısır, buğday gibi temel besinleri bile yetiştirmekte zorlanacağız.