Denizel Bilgiler

post?.Description

Karadeniz Eski Türkler’in kullandıkları tanımlama çerçevesinde kuzey yönü kara(siyah) rengi ile ilişkilendirilmiş ve kuzeyde yer alan deniz anlamına gelen Bahr-i Siyah (Karadeniz) adı kullanılmaktadır. Marmara Denizi Adı güney kıyıları ve adalarda bol miktarda bulunan mermerlerin Yunanca karşılığı olan “Marmaros” dan gelmektedir. Ege Denizi Ege Denizi’nin Türkler tarafından kullanılan tarihi adı Adalar Denizi’dir. Bu görüşü destekler mahiyette çok sayıda yazılı tarihi belge bulunmaktadır. Türkler 1081 yılında Ege Denizi ile ilk karşılaştıklarında bu denize üzerindeki adaların çokluğundan dolayı “Adalar Denizi” adını vermişlerdir. Bölgede hüküm süren Aydınoğulları Beyliği ve Osmanlı kaynaklarında hep “Adalar Denizi” olarak geçmektedir. Akdeniz Bahri-Siyah (Karadeniz) ve Bahr-i Sefid (Akdeniz) olarak isimlendirilen denizler, Türklerin coğrafyayı adlandırırken renkler ve yönler arasında kurdukları ilişki, yaşadığımız coğrafyanın isimlendirilmesinde önemli etkilere sahiptir.

TURMEPA Akademi Denizel Bilgiler

Doğal yaşam alanlarından farklı ve uzak ekosistemlere genellikle insan etkisiyle taşınan canlılara yabancı türler denmektedir. Bunlardan hızlı şekilde büyük popülasyon oluşturan ve aynı zamanda insan sağlığına ya da ekosisteme olumsuz etkilerde bulunanlar istilacı tür olarak adlandırılmaktadır.

Türkiye kıyılarından bildirilen yabancı türlerin çoğu, Süveyş Kanalı vasıtasıyla Kızıldeniz kökenlidir.

2021 yılında yapılan son çalışmalar, Türkiye denizel yabancı türler listesi güncellemesinde, 404'ü bölgede yerleşik ve 135 tür ziyaretçi olmakla birlikte,18 taksonomik gruba ait toplam 539 tür tespit edilmiştir. Bu çalışmalar 2011 – 2021 yılları arasında listeye toplam 185 yeni yabancı tür eklendiğini göstermektedir.

Doğal yaşam alanlarından farklı ve uzak ekosistemlere genellikle insan etkisiyle taşınan canlılara yabancı türler denmektedir. Bunlardan hızlı şekilde büyük popülasyon oluşturan ve aynı zamanda insan sağlığına ya da ekosisteme olumsuz etkilerde bulunanlar istilacı tür olarak adlandırılmaktadır. Türkiye kıyılarından bildirilen yabancı türlerin çoğu, Süveyş Kanalı vasıtasıyla Kızıldeniz kökenlidir. 2021 yılında yapılan son çalışmalar, Türkiye denizel yabancı türler listesi güncellemesinde, 404'ü bölgede yerleşik ve 135 tür ziyaretçi olmakla birlikte,18 taksonomik gruba ait toplam 539 tür tespit edilmiştir. Bu çalışmalar 2011 – 2021 yılları arasında listeye toplam 185 yeni yabancı tür eklendiğini göstermektedir.

Boğazın eski tadı yok...
Marmara Denizi'nde balık çeşidi 124'ten 7'ye geriledi
Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 1967 ila 2016 yılları arasındaki balıkçılık verilerini inceleyen bilim insanları, bu verileri Karadeniz ve Marmara Denizi'nin ekolojik bilgileriyle kıyaslamışlar. 50 yıllık bu süreçte avlanma miktarının olması gerekenden yüzde 80 kadar aşağıya indiği durumlarda da bu balık türünün neslinin ticari olarak tükenmiş olduğu ifade ediliyor. Yapılan araştırmalar, Karadeniz'in Türkiye yakasında 17, Marmara Denizi'nde ise 19 balık türünün yok olduğunu gözler önüne seriyor. Marmara Denizi'nde 1980'li yıllarda tükenen mavi yüzgeçli orkinoslardan sonra köpek balıklarına da bölgede pek rastlanmamış. aşırı avlanma ve avlanmayla ilgili etkili bir yönetim planı olmaması nedeniyle Karadeniz'deki balık ekosisteminde ciddi bir çöküş olduğunu ortaya koyuyor. Bu çöküş, Karadeniz'den ayrı düşünülemeyen Marmara Denizi'ni de etkiliyor. Bilim insanları, Marmara Denizi'nin kaderinin de Karadeniz'le benzer olacağını ifade ediyorlar.
Denizlerimizde, bilhassa Marmara ve Karadeniz de 25 yıl öncesine kadar çeşitleri bol olan ( 50 tür) balıklar ve kabuklu canlılar bulunmaktaydı. Bunlar; Tekir, Barbun , İstavrit , Kıraça, İspari, İlarya, İzmarit, Kalkan, Karagöz, Kaya balığı, Sinarit, Palamut, Torik, Zindandelen, Altıparmak, Lüfer, Kofana, Çinakop, Kefaller, Levrek, Hamsi, Gümüş , Çaça, Sardalya, Dilbalığı, Mezgit, Orkinos, Yunus, Mersin balığı, Kılıç balığı, Gelincik, Minakop, Zargana, Tirsi, Eşkina, Vatoz, Köpek balığı, Karadeniz Alabalığı, Dülger, Uskumru, Kolyoz, Karides, Istakoz, Pavurya, İstiridye, Midye, Kalamar, Kupes,
Bu balıkların çoğu göç balığı olmasına rağmen; İstakoz, Pavurya, Kırlangıç, Karides gibi türler de Marmara Denizin’de yumurtalarını bırakırlar ve nesillerinin devamını sağlarlardı.
Zamanımıza gelindiğinde ise bu balık türlerinin çoğu azalmış hatta bazıları yok olmuş ve kalanları da nesillerinin devamı için Karadeniz ve Marmara Denizi’ni terk etmek zorunda kalmışlardır.

Boğazın eski tadı yok... Marmara Denizi'nde balık çeşidi 124'ten 7'ye geriledi Türkiye İstatistik Kurumu tarafından 1967 ila 2016 yılları arasındaki balıkçılık verilerini inceleyen bilim insanları, bu verileri Karadeniz ve Marmara Denizi'nin ekolojik bilgileriyle kıyaslamışlar. 50 yıllık bu süreçte avlanma miktarının olması gerekenden yüzde 80 kadar aşağıya indiği durumlarda da bu balık türünün neslinin ticari olarak tükenmiş olduğu ifade ediliyor. Yapılan araştırmalar, Karadeniz'in Türkiye yakasında 17, Marmara Denizi'nde ise 19 balık türünün yok olduğunu gözler önüne seriyor. Marmara Denizi'nde 1980'li yıllarda tükenen mavi yüzgeçli orkinoslardan sonra köpek balıklarına da bölgede pek rastlanmamış. aşırı avlanma ve avlanmayla ilgili etkili bir yönetim planı olmaması nedeniyle Karadeniz'deki balık ekosisteminde ciddi bir çöküş olduğunu ortaya koyuyor. Bu çöküş, Karadeniz'den ayrı düşünülemeyen Marmara Denizi'ni de etkiliyor. Bilim insanları, Marmara Denizi'nin kaderinin de Karadeniz'le benzer olacağını ifade ediyorlar. Denizlerimizde, bilhassa Marmara ve Karadeniz de 25 yıl öncesine kadar çeşitleri bol olan ( 50 tür) balıklar ve kabuklu canlılar bulunmaktaydı. Bunlar; Tekir, Barbun , İstavrit , Kıraça, İspari, İlarya, İzmarit, Kalkan, Karagöz, Kaya balığı, Sinarit, Palamut, Torik, Zindandelen, Altıparmak, Lüfer, Kofana, Çinakop, Kefaller, Levrek, Hamsi, Gümüş , Çaça, Sardalya, Dilbalığı, Mezgit, Orkinos, Yunus, Mersin balığı, Kılıç balığı, Gelincik, Minakop, Zargana, Tirsi, Eşkina, Vatoz, Köpek balığı, Karadeniz Alabalığı, Dülger, Uskumru, Kolyoz, Karides, Istakoz, Pavurya, İstiridye, Midye, Kalamar, Kupes, Bu balıkların çoğu göç balığı olmasına rağmen; İstakoz, Pavurya, Kırlangıç, Karides gibi türler de Marmara Denizin’de yumurtalarını bırakırlar ve nesillerinin devamını sağlarlardı. Zamanımıza gelindiğinde ise bu balık türlerinin çoğu azalmış hatta bazıları yok olmuş ve kalanları da nesillerinin devamı için Karadeniz ve Marmara Denizi’ni terk etmek zorunda kalmışlardır.

Okyanus, deniz ve tatlı sularda yüzeye yakın bölgelerde suyun hareketi ile sürüklenen ve 1 litre’de milyonlarca bulunabilen, mikroskobik boyutlardan 20cm e kadar olan canlılardır.
Planktonlar ikiye ayrılır, bitkisel olanları fitoplankton, hayvansal olanları ise zooplanktondur.
Yaşam ömrü çok kısa olan bu mikroskobik canlılardan bitkisel kökenli olan fitoplankton, yeryüzündeki oksijenin yaklaşık %50-70’ini üretmektedir. Aldığımız iki nefesten birini sağlar.
Dünyadaki oksijenin en önemli kaynağı denizlerde gerçekleşen fotosentezin %95’den fazlasını fitoplankton gerçekleştirir ve bu sayede oksijen ve besin üretimini sağlar.
Denizlerdeki besin zincirinin ilk ve en önemli halkası olan ve okyanuslardaki canlı biyokütlesinin %90 dan fazlasını oluşturan planktonu korumak bizim bireysel alışkanlıklarımızı, ihtiyaçlarımızı iyi belirlememize bağlı.

Okyanus, deniz ve tatlı sularda yüzeye yakın bölgelerde suyun hareketi ile sürüklenen ve 1 litre’de milyonlarca bulunabilen, mikroskobik boyutlardan 20cm e kadar olan canlılardır. Planktonlar ikiye ayrılır, bitkisel olanları fitoplankton, hayvansal olanları ise zooplanktondur. Yaşam ömrü çok kısa olan bu mikroskobik canlılardan bitkisel kökenli olan fitoplankton, yeryüzündeki oksijenin yaklaşık %50-70’ini üretmektedir. Aldığımız iki nefesten birini sağlar. Dünyadaki oksijenin en önemli kaynağı denizlerde gerçekleşen fotosentezin %95’den fazlasını fitoplankton gerçekleştirir ve bu sayede oksijen ve besin üretimini sağlar. Denizlerdeki besin zincirinin ilk ve en önemli halkası olan ve okyanuslardaki canlı biyokütlesinin %90 dan fazlasını oluşturan planktonu korumak bizim bireysel alışkanlıklarımızı, ihtiyaçlarımızı iyi belirlememize bağlı.